Trafik kazaları, yalnızca can ve mal kaybına yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda hukuki anlamda oldukça teknik ve karmaşık süreçlerin de başlangıcı oluyor. Özellikle araç değer kaybı tazminatları, son yıllarda hem araç sahiplerinin hem de sigorta şirketlerinin en çok karşı karşıya geldiği uyuşmazlık alanlarından biri hâline gelmiş durumda.
Bu yazıda, değer kaybı dosyalarında sigorta şirketinin sorumluluğu, kimlerin hangi ölçüde sorumlu olduğu, sigortaya başvuru ve tahkim süreci, değer kaybı talep edilemeyen hâller, davanın sigorta şirketine ihbarı ve uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.
Ayrıca yazının sonunda, bu tür dosyalarda hukuki metinleri hızla analiz eden ve riskli alanları işaretleyen Apilex’in hukukçulara ve hak sahiplerine sağlayabileceği avantajlara da değineceğiz.
1. Mali Sorumluluk Sigortası Yaptırma Zorunluluğu (KTK m. 91)
Türk hukuk sisteminde motorlu araç işletenleri için “zorunlu mali sorumluluk sigortası” yaptırmak bir tercih değil, yasal bir zorunluluktur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi, işletenlerin KTK m. 85’e göre doğan sorumluluklarının karşılanması amacıyla mali sorumluluk sigortası yaptırmalarını zorunlu kılar.
Bu ne anlama gelir?
- Araç işleteni, üçüncü kişilere verdiği zararlar bakımından sorumludur.
- Bu sorumluluğun belirli bir kısmı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS – trafik sigortası) üzerinden sigorta şirketine devredilir.
- Böylece, zarar gören üçüncü kişilerin tazminat talepleri doğrudan veya dolaylı olarak sigorta şirketine yöneltilebilir.
Değer kaybı talepleri de bu kapsamda gerçek zarar kalemi olarak kabul edildiğinden, sigorta şirketinin sorumluluğu tartışmasız şekilde gündeme gelir.
2. Değer Kaybı Nedir?
Değer kaybı, bir aracın trafik kazası sonrası onarılsa bile, “kazaya karışmamış, hasarsız” bir araca göre piyasa değerindeki azalma olarak tanımlanır.
Basitçe ifade edersek:
Aracınız kaza geçirmeseydi ikinci el piyasada ne kadara satılacaktı?
Aynı araç, kaza geçirip tamir edildikten sonra ne kadara satılabiliyor?
Bu iki rakam arasındaki fark, değer kaybıdır.
Yargıtay içtihatları ile tamamen yerleşmiş olan bu kavrama göre değer kaybı hesaplanırken:
- Aracın markası
- Modeli
- Yaşı
- Hasar gören parçaların niteliği ve büyüklüğü
- Kaza tarihindeki ikinci el rayiç satış değeri
- Tamir edildikten sonraki ikinci el satış değeri
dikkate alınır. Böylece aracın yalnızca fiziksel onarımının değil, ticari değerindeki azalışın da tazmin konusu olduğu kabul edilir.
3. Değer Kaybından Kimler Sorumlu?
Değer kaybı tazminatında sorumluluk tek kişiye ait değildir; çoğu zaman birden fazla kişi ve kurum müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulur. Uygulamadaki tipik sorumlular şunlardır:
- Trafik kazasına sebep olan kusurlu araç maliki
- Kusurlu aracın işleteni
- Aracı fiilen kullanan şoför/sürücü
- Kusurlu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (KMAZMS – trafik sigortası) poliçesini düzenleyen sigorta şirketi
Bu kişiler, ortaya çıkan değer kaybını birlikte ve tamamen ödemekle yükümlüdürler. Zarar gören, dilerse:
- Sadece sigorta şirketine,
- Sadece malik/işleten/sürücüye,
- Ya da hepsine birlikte
dava açabilir veya talepte bulunabilir.
4. Sigorta Şirketine Başvuru ve 15 Günlük Süre (SigK m. 30/13)
Değer kaybı talebinde bulunurken doğrudan dava açmak yerine önce sigorta şirketine başvurmak gerekir. Sigorta Kanunu m. 30/13 uyarınca:
- Sigorta şirketi, başvuru tarihinden itibaren 15 gün içinde talebi değerlendirmeli,
- Talebi kabul edebilir,
- Kısmen ödeme teklif edebilir,
- Ya da tamamen reddedebilir.
Eğer:
- Sigorta şirketi 15 gün içinde kabul etmezse,
- Ya da sunduğu rakam makul ve kabul edilebilir düzeyde değilse,
bu durumda zarar gören kişi için iki temel yol vardır:
- Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru,
- Doğrudan yargı yoluna (mahkemeye) başvuru.
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta uyuşmazlıklarında alternatif bir çözüm yolu sunar; yargılama yetkisine sahiptir ve verdiği kararlar pek çok durumda mahkeme kararı gibi bağlayıcı sonuç doğurur.
5. Yargıtay’ın Sigorta Şirketi Lehine ve Aleyhine Önemli Tespitleri
Yargıtay kararları, değer kaybı dosyalarında sigorta şirketinin sorumluluğunu açıkça ortaya koymuştur. Özetle:
- Sigorta şirketi, ZMSS poliçe limiti dahilinde, üçüncü kişilere verilen gerçek zararları karşılamakla yükümlüdür.
- Araçta meydana gelen değer kaybı, Yargıtay’a göre **“gerçek zarar kalemlerinden biri”**dir.
- Bu nedenle, yalnızca fiziksel hasar değil, değer kaybı da sigorta kapsamı içinde tazmin edilmelidir.
Bazı kararlarda Yargıtay; sigorta ettirenin (işleten/malik) dahi, üçüncü kişilerin zararından sorumlu olduğunu ispatlaması hâlinde, kendi adına sigorta şirketine başvurarak tazminat talep edebileceğini kabul etmiştir. Yani zarar gören her zaman doğrudan sigorta şirketine başvurmak zorunda olmayabilir; bazen sigorta ettirenin sigortacısından talep etmesi ve sonra bunu zarar görene yansıtması da hukuken mümkün görülebilir.
6. Sigortacının Sorumluluğu İçin Aranan Şartlar
Değer kaybının sigorta şirketi tarafından ödenebilmesi için birtakım temel şartlar bulunur. Bunları sistematik olarak sıralayacak olursak:
- Bir zararın doğmuş olması
– Araçta gerçek anlamda bir değer kaybı oluşmalı. - Zararın bir trafik kazasından doğmuş olması
– Değer kaybı, trafik kazası sonucu ortaya çıkmalı. - Kaza ve zarara motorlu bir aracın sebep olması
– Zararın kaynağı motorlu araç olmalı. - Kaza ile motorlu araç arasında uygun illiyet bağının bulunması
– Kaza ve zarar arasında mantıklı, hukuken kabul edilen bir neden-sonuç ilişkisi olmalı. - Zararın, aracın işletilmesinden veya işleyen/ilgili kişilerin kusurundan, araçtaki bozukluktan ya da kaza sonrası yapılan yardım fiilinden doğmuş olması
– KTK m. 85 ve devamı çerçevesinde öngörülen sorumluluk alanına girmeli. - İşletenin kurtuluş kanıtı getirememesi
– İşleten, sorumluluktan kurtulmak için gerekli hukuki şartları ispat edemezse, sorumluluk devam eder.
Bu şartlar sağlandığı takdirde ZMSS poliçesi devreye girer ve sigortacı, poliçe limitleri içinde değer kaybı dâhil gerçek zararları karşılamakla yükümlü olur.

7. Değer Kaybı Nasıl Talep Edilir?
Değer kaybı talep sürecini adım adım özetleyelim:
Karşı Tarafın Trafik Sigortasından Talep
- Kaza sonrası karşı tarafın Zorunlu Trafik Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi tespit edilir.
- Ekspertiz raporu ile araçtaki değer kaybı miktarı hesaplanır.
- Sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır ve değer kaybı tazminatı talep edilir.
Eğer sigorta şirketi:
- Talebi reddederse,
- Ya da çok düşük / kabul edilemez bir rakam teklif ederse,
Mahkeme Yoluna Başvuru
Bu durumda zarar gören; araç maliki, işleten, sürücü ve sigorta şirketi aleyhine birlikte dava açabilir. Dava, genellikle:
- Değer kaybı tazminatı,
- Gerekirse araç kiralama bedeli gibi kalemleri de içerebilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na Başvuru
Alternatif yol olarak Sigorta Tahkim Komisyonu’na da başvurulabilir. Burada önemli nokta:
- Tahkim başvurusu yalnızca karşı tarafın ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi aleyhine yapılabilir.
- Diğer sorumlular (sürücü, malik, işleten) tahkim dosyasının tarafı olmaz.
Tahkim yolu, özellikle daha hızlı sonuç almak isteyenler için pratik bir çözüm sunar.
8. Sigorta Şirketinin Değer Kaybı Kapsamındaki Rolü ve KTK m. 91
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararlar bakımından malvarlığındaki azalmayı önlemeyi amaçlar. Bu ne demektir?
- Sigorta ettiren (işleten/malik), üçüncü kişiye karşı sorumludur.
- Sigorta sözleşmesi ile sigorta şirketi, bu sorumluluğu belirli bir limite kadar üstlenir.
- Sigorta şirketi tazminatı ödediğinde, sigorta ettiren aynı miktarda borcundan kurtulmuş olur.
Değer kaybı, Yargıtay’a göre “gerçek zarar” olduğundan, karşı araçta meydana gelen bu kaybın da ZMSS kapsamında karşılanması gerekir. Sigorta şirketinin sorumluluğu, elbette poliçe limitleriyle sınırlıdır; ancak limitler dâhilinde “değer kaybı ödenmez” demek hukuken mümkün değildir.
9. Sigortacının Rücu Hakkı ve Sigorta Ettirenin Geri Alma Hakkı
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4 maddesi, sigortacının rücu hakkını ve zarar görene doğrudan ödeme hâllerini düzenler.
Özetle:
- Sigortacı, tazminatı ödedikten sonra, sigorta sözleşmesi ve ilgili kanun hükümleri çerçevesinde sigortalıya (işleten/sürücüye) rücu edebilir.
- Eğer sigorta ettiren (işleten), esasen sigortacının ödemesi gereken tazminatı kendi cebinden zarar görene ödemişse, bu durumda sigortacı, sigorta ettirenin malvarlığında haksız bir zenginleşme elde etmiş sayılır.
- Bu nedenle sigorta ettiren, sigortacıdan ödediği tazminatı geri isteme hakkına sahiptir.
Bu mekanizma, hem sigorta ettirenin korunmasını hem de sigortacının gereksiz yük altına girmemesini dengeler.
10. Değer Kaybı Davasında Talep Edilebilecek Haklar
Değer kaybı davası açıldığında talep edilebilecek kalemler şunlardır:
- Değer kaybı tazminatı
– Kusursuz veya daha az kusurlu araç sahibi, kazadan kaynaklanan değer kaybını talep edebilir. - Araç kira bedeli
– Araç tamirde kaldığı sürede kiralanan araç için ödenen makul kira bedeli tazminat kalemine eklenebilir. - Poliçe kapsamında varsa ek teminatlar
– Bazı poliçelerde değer kaybı, açıkça teminat altına alınmış olabilir. Bu durumda doğrudan poliçeden kaynaklanan teminat talep edilir.
Her bir dosyada, kusur oranları, hasar durumu, bilirkişi raporları ve poliçe şartları birlikte değerlendirilmelidir.
11. Değer Kaybı Alınamayan Haller (KTK m. 92 ve ZMSS Genel Şartları m. 3)
Her zarar, ZMSS kapsamında değildir. Karayolları Trafik Kanunu m. 92 ve ZMSS Genel Şartları m. 3’e göre bazı durumlar sigorta teminatının dışındadır. Bunlar özetle:
- İşletilme hâlinde olmayan araçların sebep olduğu zararlar
- İşletenin kendi ileri süreceği tazminat talepleri
- İşletenin eşi, alt-soyu, üst-soyu ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar
- Araçta taşınan (bagaj dışı) eşyalara gelen zararlar
- Manevi tazminat talepleri
- İşletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilere karşı talepleri
- İşletenin aracına, çekilen römorklara gelen zararlar
- Onarım, bakım, değişiklik amacıyla bırakılan araçların sebep olduğu zararlar
- Yarış, gösteri, izinli etkinliklerde kullanılan araçların sebep olduğu zararlar
- Çalınan/gasp edilen araçların, işletenin sorumlu olmadığı hâllerde sebep olduğu zararlar
- Terör eylemlerinde kullanılan araçların sebep olduğu ve işletenin sorumlu olmadığı zararlar
- Dolaylı zararlar (örneğin tamamen dolaylı gelir kayıpları vb.)
Bunlara ek olarak, hatır taşıması veya aracın hatır için verilmesi gibi hâller de genel hükümlere tabi olup sigorta kapsamında değerlendirilmez.
12. Davanın Sigorta Şirketine İhbarı (HMK m. 61)
Değer kaybı davası, çoğu zaman doğrudan sigorta şirketine açılmakla birlikte, bazı durumlarda önce malik/işleten aleyhine açılmış bir davanın sigorta şirketine ihbar edilmesi gerekebilir.
HMK m. 61’e göre:
Taraflardan biri, davayı kaybettiği takdirde üçüncü kişiye rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı o kişiye ihbar edebilir. – Davayı kendisine ihbar alan kişi de, aynı şartlarda başka birine ihbarda bulunabilir.
Bu ne işe yarar?
- Sigorta şirketi, ihbar ile davadan haberdar edilir.
- Dilerse davaya fer’î müdahil olarak katılabilir.
- Böylece daha sonra sigorta ettirenle arasında çıkabilecek rücu uyuşmazlıkları önlenmiş olur.
İhbar, mahkemeye sunulacak bir dilekçe ile yapılır; davanın numarası, tarafları ve ihbar edilen sigorta şirketi açıkça belirtilir.
13. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar
Değer kaybı talep etmek isteyen araç sahipleri ve bu alanda çalışan hukuki temsilciler için bazı kritik pratik noktalar vardır:
- Kaza anında mutlaka kaza tespit tutanağı düzenlenmeli.
- Olay yerinin ve araçların durumu fotoğraflarla kayıt altına alınmalı.
- Araç servise gittiğinde, onarım fotoğrafları ve fatura mutlaka alınmalı.
- Ekspertiz raporu ile hasar miktarı ve değer kaybı netleştirilmelidir.
- Sigorta şirketine yapılan başvuruya, mümkün olduğunca tüm belgeler eklenmeli.
- ZMSS poliçe limitleri doluysa ya da dosya kapsamı karışık hale gelmişse, Sigorta Tahkim Komisyonu çoğu zaman daha hızlı sonuç verir.
- Mahkemede ya da tahkimde, kusur oranlarına dikkat etmek gerekir; kusur, tazminat tutarını doğrudan etkiler.
14. Sonuç ve Özet: Sigortacıya Başvuru Zorunluluğu ve Süreler
Sigortacıya karşı yargı veya tahkim yoluna başvurmadan önce, sigorta şirketine doğrudan başvuru yapılmasını zorunlu kılan iki temel düzenleme vardır:
Buna göre:
- Sigortacıya, gerekli belgelerle birlikte başvuru yapılmadan,
- Ve kanunda öngörülen 15 günlük cevap süresi beklenmeden,
mahkemeye veya tahkime gidilirse, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davalar reddedilebilir.
Bu nedenle:
- Önce sigortaya belgeli başvuru,
- 15 günlük sürenin dolması,
- Sonrasında ise mahkeme veya tahkim yoluna başvuru sıralaması takip edilmelidir.
15. Apilex ile Değer Kaybı Dosyalarında Daha Hızlı ve Güvenli Hukuki Süreçler
Günümüzde değer kaybı dosyaları; KTK, Sigorta Kanunu, ZMSS Genel Şartları, HMK hükümleri, Yargıtay içtihatları ve poliçe metinleriyle birlikte son derece yoğun doküman trafiği içeren teknik dosyalardır.
Tam da bu noktada Apilex, hukuk bürolarına ve sigorta uyuşmazlıklarıyla uğraşan profesyonellere ciddi bir hız ve güvenlik kazandırır:
- Değer kaybı dosyasına ilişkin trafik poliçelerini, genel şartları, Yargıtay kararlarını ve sözleşmeleri tarar, önemli kısımları otomatik öne çıkarır.
- İçerikteki riskli veya eksik görünen maddeleri işaretleyerek hukukçuyu uyarır.
- Uzun metinleri, davaya veya tahkim başvurusuna eklenebilecek şekilde özetler.
- Aynı dosyayla ilgili farklı dilekçeler arasında tutarlılık kontrolü yapmaya yardımcı olur.
- Avukatların, sigorta şirketlerinin ve kurumsal hukuk birimlerinin üzerindeki rutin okuma ve analiz yükünü azaltır.
Böylece, hem araç sahiplerinin haklarına zamanında ve eksiksiz şekilde ulaşması, hem de hukukçuların dosyalarını daha stratejik, daha sistemli ve daha hızlı yönetmesi mümkün olur. Değer kaybı dosyalarında ve diğer sigorta uyuşmazlıklarında, Apilex gibi yapay zekâ destekli bir hukuk asistanı, artık lüks değil; rekabetçi ve verimli çalışma için neredeyse bir zorunluluk hâline geliyor.
