Ziynet Eşyası İadesinde Yeni Yargıtay İçtihadı, 2025–2026 Güncel Kararlar ve Hukuki Rehber
9 dk okuma

Ziynet Eşyası İadesinde Yeni Yargıtay İçtihadı, 2025–2026 Güncel Kararlar ve Hukuki Rehber

Boşanma davalarının en çok tartışılan, aile mahkemelerinin koridorlarını en çok meşgul eden ve taraflar arasında adeta birer ekonomik savaşa dönüşen konusu şüphesiz ki ziynet eşyalarıdır. Türk aile yapısında düğün takıları sadece birer süs eşyası değil, aynı zamanda yeni kurulan yuvanın ekonomik güvencesidir. Ancak yıllardır süregelen “düğünde ne takılırsa kadına aittir” kuralı, 2024 yılının sonu ve […]

Devamını oku

Son Yazılar

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Şartları Nelerdir? 2026 Güncel Mevzuat ve Uygulamada Pratik Kontrol Listesi
13 dk okuma

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Şartları Nelerdir? 2026 Güncel Mevzuat ve Uygulamada Pratik Kontrol Listesi

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası; kiraya verenin ya da taşınmazı sonradan edinen yeni malikin, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğunun bulunduğunu ileri sürerek kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirmesidir. Bu dava türü, özellikle büyük şehirlerde konut arzının sınırlı olması, kira bedellerindeki artışlar ve […]

11. Yargı Paketi ve Türk Hukuk Sistemindeki Yapısal Dönüşüm, 7571 Sayılı Kanun Analizi
11 dk okuma

11. Yargı Paketi ve Türk Hukuk Sistemindeki Yapısal Dönüşüm, 7571 Sayılı Kanun Analizi

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 24 Aralık 2025 tarihinde kabul edilen ve hukuk literatürüne 7571 sayılı Kanun olarak geçen 11. Yargı Paketi, Türk hukuk sisteminde adaletin tesisi, yargılamanın hızlandırılması ve mülkiyet haklarının korunması noktasında yeni bir dönemi başlatmıştır. Bu kapsamlı reform paketi, sadece ceza hukukunda değil, aynı zamanda özel hukuk ve usul hukukunda da köklü […]

Velayet Değişikliği Davalarında SİR Raporunun Kapsamı ve Hukuki Sınırları, Üçüncü Kişilerin Beyanlarının Değerlendirilmesi 2026
11 dk okuma

Velayet Değişikliği Davalarında SİR Raporunun Kapsamı ve Hukuki Sınırları, Üçüncü Kişilerin Beyanlarının Değerlendirilmesi 2026

1. Giriş: Aile Mahkemelerinde Uzmanlık ve Sosyal İhtiyaç Aile mahkemeleri, klasik yargılama usullerinin ötesine geçerek toplumsal yapının temel taşı olan ailenin korunması için sosyal ve psikolojik müdahalelerin yapıldığı merkezler olarak kurgulanmıştır. 4787 sayılı Kanun ile bu mahkemelerde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların görevlendirilmesi, hukuki uyuşmazlığın salt normatif bir bakış açısıyla değil, “sosyal inceleme” metodolojisiyle ele […]

7 Madde de Elbirliği Mülkiyetine Tabi Araçlarda “İşleten” Sorumluluğu Riskinin Önlenmesi Yediemine Tevdii (İhtiyati Tedbir) ve Diğer Hukuki Önlemler TMK, KTK, HMK ve İçtihat Işığında
17 dk okuma

7 Madde de Elbirliği Mülkiyetine Tabi Araçlarda “İşleten” Sorumluluğu Riskinin Önlenmesi Yediemine Tevdii (İhtiyati Tedbir) ve Diğer Hukuki Önlemler TMK, KTK, HMK ve İçtihat Işığında

1. Giriş Elbirliği mülkiyeti (iştirak hâlinde mülkiyet), özellikle miras ortaklığı/tereke ilişkilerinde en sık karşılaşılan mülkiyet türlerinden biridir. Bu mülkiyet rejiminde “pay” kavramı bulunmaz; ortakların hakkı, ortaklığa giren malın tamamına yaygındır. Bu yönüyle elbirliği mülkiyeti; paylı mülkiyette olduğu gibi “pay oranında tasarruf ve kullanım” serbestisi tanımaz. Uygulamada bu durum; taşınmazlarda olduğu kadar motorlu araçlar bakımından da […]

İş Kazasında Manevi Tazminat Davalarında Zamanaşımı ve Uzamış, Ceza, Zamanaşımı Uygulaması TBK m.72 Çerçevesinde
15 dk okuma

İş Kazasında Manevi Tazminat Davalarında Zamanaşımı ve Uzamış, Ceza, Zamanaşımı Uygulaması TBK m.72 Çerçevesinde

1. Giriş: İş Kazası Uyuşmazlığında Zamanaşımının Davanın Kaderini Belirlemesi İş kazaları, işçinin bedensel bütünlüğünü ve çoğu zaman yaşamını etkileyen, aynı anda birden fazla hukuk dalının kesiştiği karmaşık olaylardır. Bir iş kazası meydana geldiğinde, olay sadece “işverenin işçiye karşı sorumluluğu” ile sınırlı kalmaz; aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, sosyal güvenlik uygulamaları, kusur tespiti, ceza […]

Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu? 4 Temel Ayrım Işığında Güncel Hukuki Değerlendirme
7 dk okuma

Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu? 4 Temel Ayrım Işığında Güncel Hukuki Değerlendirme

Giriş: Muris Muvazaası, Miras Hukuku ve Arabuluculuk Tartışması Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle birlikte malvarlığının kimlere ve hangi oranlarda geçeceğini düzenleyen, uygulamada en fazla uyuşmazlık çıkan hukuk dallarından biridir. Özellikle mirasbırakanın sağlığında yaptığı taşınmaz devirleri, mirasçılar arasında ciddi ihtilaflara yol açabilmektedir. Bu ihtilafların başında ise muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları gelmektedir. Muris […]

Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur? 4 Adımda İçtihatla Açıklama
9 dk okuma

Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur? 4 Adımda İçtihatla Açıklama

Kesin süreden sonra yatırılan bilirkişi ücretinin hukuki sonuçları, Türk hukukunda önemli bir tartışma konusudur. Özellikle Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Yargıtay içtihatları bu konuda yol göstericidir.  Yasal Çerçeve   Türk hukukunda süreler, kanunda belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Kanunda  belirtilen istisnai durumlar dışında, hakim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hakim, kendisinin tespit ettiği süreleri ise haklı sebeplerle artırabilir […]

Yeni Malikin Bilinmediği Durumda Tevdii Mahalli Tayini Davası Nasıl Açılır? 5 Aşamalı Rehber ve Örnek Dilekçe
14 dk okuma

Yeni Malikin Bilinmediği Durumda Tevdii Mahalli Tayini Davası Nasıl Açılır? 5 Aşamalı Rehber ve Örnek Dilekçe

Yeni malikin bilinmediği durumlarda tevdii mahalli tayini davası, özellikle taşınmaz  mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıklarda karşılaşılan ve hukuki süreçlerin doğru işletilmesini  gerektiren önemli bir konudur. Bu tür bir dava, alacaklının temerrüdü veya alacaklının kim  olduğunun belirsizliği gibi durumlarda borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan bir  mekanizmadır.  Yasal çerçeve  Tevdii mahalli tayini davası, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Hukuk Muhakemeleri […]

İİK Kapsamında Maaş Haczinin Yenilenmesi ve İşverenin Kesinti Yapıp İcra Dosyasına Ödeme Göndermemesi Halinde 1 Yıllık Sürelerin Uygulanabilirliği
14 dk okuma

İİK Kapsamında Maaş Haczinin Yenilenmesi ve İşverenin Kesinti Yapıp İcra Dosyasına Ödeme Göndermemesi Halinde 1 Yıllık Sürelerin Uygulanabilirliği

1. Giriş Maaş/ücret haczi, cebrî icra hukukunda alacaklının tahsil kabiliyetini artıran; buna karşılık borçlu ve ailesinin geçim güvenliğini korumayı amaçlayan sınırlandırmalar içeren “sürekli edim” karakterli bir haciz türüdür. Uygulamada maaş haczi, diğer haciz türlerinden (taşınır/taşınmaz haczi gibi) farklı olarak bir defalık “muhafaza–satış” sürecine değil, haciz müzekkeresinin işverene tebliğiyle başlayan ve borç bitinceye kadar her ücret […]

Hazine Taşınmazlarının Satışında Miras Payı Dışlanarak Yapılan Devir İşlemlerinin Hukuki Sonuçları Nelerdir? 4706 Sayılı Kanun Kapsamında Tapu İptali, Tescil Reddi Sonrası Bedel Talepleri, Sebepsiz Zenginleşme ve Vekaletsiz İş Görme
13 dk okuma

Hazine Taşınmazlarının Satışında Miras Payı Dışlanarak Yapılan Devir İşlemlerinin Hukuki Sonuçları Nelerdir? 4706 Sayılı Kanun Kapsamında Tapu İptali, Tescil Reddi Sonrası Bedel Talepleri, Sebepsiz Zenginleşme ve Vekaletsiz İş Görme

4706 sayılı Kanun uygulaması çerçevesinde Hazineye ait taşınmazların satışında, mirasçılardan bir kısmının sürece dahil edilmemesi (miras payının dışlanması) suretiyle gerçekleşen devir/tescil işlemlerinin doğurduğu hukuki sonuçları incelemektedir. Özellikle (i) dışlanan mirasçıların açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedilmesi halinde (ii) bedel veya tazminat isteminde bulunup bulunamayacakları ve (iii) bu istemlerin sebepsiz zenginleşme (TBK m.77 vd.), vekaletsiz […]

2026 Yılı Yargıda Parasal Sınırlar, İstinaf, Temyiz ve Tüketici Hakem Heyeti Rehberi
13 dk okuma

2026 Yılı Yargıda Parasal Sınırlar, İstinaf, Temyiz ve Tüketici Hakem Heyeti Rehberi

Yönetici Özeti ve Hukuki Paradigma Değişimi: Usul Hukukunda Yeni Bir Çağ 2026 yılı, Türk yargı sistemi ve medeni usul hukuku pratiği açısından, yalnızca enflasyonist düzeltmelerin yapıldığı rutin bir takvim yılı olmanın çok ötesinde, yapısal ve felsefi bir dönüşümün miladı olarak kayıtlara geçecektir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) ve İcra ve İflas […]

5 Madde ve Uygulama Yöntemi İle Menfi Tespit Davasının Reddi Halinde Karşı Vekalet Ücretinin Tahsili İçin Müstakil İcra Takibi Açılabilir mi?
11 dk okuma

5 Madde ve Uygulama Yöntemi İle Menfi Tespit Davasının Reddi Halinde Karşı Vekalet Ücretinin Tahsili İçin Müstakil İcra Takibi Açılabilir mi?

Menfi tespit davasının reddi halinde davalı lehine hükmedilen karşı vekalet ücretinin tahsili amacıyla müstakil bir icra takibi başlatılıp başlatılamayacağı sorununu; vekalet ücretinin hukuki niteliği, ilamlı icranın şartları, avukatın alacaklı sıfatı tartışması, Yargıtay içtihatlarının yaklaşımı ve uygulamada ortaya çıkan uyuşmazlıklar çerçevesinde incelemektedir. İncelemede özellikle, HMK m. 330’un vekalet ücretini “taraf lehine hükmetme” kuralı ile Avukatlık Kanunu […]

2026 Perspektifinde Hakaret ve Basit Yaralama Nedeniyle Manevi Tazminat ve Ortalama Talep Aralıkları
12 dk okuma

2026 Perspektifinde Hakaret ve Basit Yaralama Nedeniyle Manevi Tazminat ve Ortalama Talep Aralıkları

1) Yasal Çerçeve Manevi tazminatın hakaret (kişilik değerlerine saldırı) ve basit yaralama (bedensel bütünlüğe saldırı) bağlamında talep edilebilirliğini ve miktarının belirlenmesini Türk özel hukukunda temelde şu normatif blok taşır: 2. Haksız fiil ve manevi tazminat (TBK m.56, m.58): Her iki durumda da mahkeme, “olayın özellikleri” ve “hakkaniyet” ekseninde miktarı takdir eder; manevi tazminatın ceza ya […]

8 Maddede Kambiyo Senetlerine Özgü Takipte Asıl Borçlunun İmzaya İtirazının Kefil, Aval Veren Hakkındaki Takibe Etkisi
16 dk okuma

8 Maddede Kambiyo Senetlerine Özgü Takipte Asıl Borçlunun İmzaya İtirazının Kefil, Aval Veren Hakkındaki Takibe Etkisi

1. Giriş Kambiyo senetleri (poliçe, bono ve çek), modern ticari hayatın “güven” ve “hız” ihtiyacını karşılayan, tedavül kabiliyetine sahip kıymetli evrak türleridir. Bu senetlerin en karakteristik işlevlerinden biri, alacaklıya (hamile) yalnızca maddi hukuk düzleminde değil, takip hukuku bakımından da kuvvetli bir konum sağlamasıdır. Nitekim Türk hukukunda kambiyo senetlerinden doğan alacaklar bakımından, genel haciz yoluna kıyasla […]

CGTİHK m. 99 Kapsamında Toplama Kararı ,İnfazda İçtima, ve İnfaz Sırasının Koşullu Salıverilme ile Denetimli Serbestliğe Etkisi
12 dk okuma

CGTİHK m. 99 Kapsamında Toplama Kararı ,İnfazda İçtima, ve İnfaz Sırasının Koşullu Salıverilme ile Denetimli Serbestliğe Etkisi

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (CGTİHK) 99. maddesi, birden fazla kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan hükümlüler bakımından “cezaların bağımsızlığı” ilkesini benimserken, koşullu salıverilme (m. 107) ve buna bağlı denetimli serbestlik (m. 105/A) sürelerinin hesaplanabilmesi için infaz hâkimliğinden “toplama kararı” alınmasını öngörür. Bu çalışma; (i) toplama kararının hukuki mahiyetini, (ii) infazın hangi sıraya […]

İkamet İzni Reddi Sonrası 10 Günlük Türkiye’den Çıkış Süresi, Hukuki Nitelik, Sonuçlar ve Yürütmenin Durdurulması Kararının Etkisi
13 dk okuma

İkamet İzni Reddi Sonrası 10 Günlük Türkiye’den Çıkış Süresi, Hukuki Nitelik, Sonuçlar ve Yürütmenin Durdurulması Kararının Etkisi

1. Giriş Türkiye’de yabancıların ikamet rejimi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (“YUKK”) ve ikincil düzenlemeler (özellikle YUKK Uygulama Yönetmeliği) ile belirlenen, idare hukuku ve göç hukukunun kesişiminde yer alan karma bir alandır. İkamet izni başvurusunun reddi, yalnızca bir idari karar olmanın ötesinde, yabancının ülkede kalışının “yasal statü” temelini zayıflatan veya ortadan kaldıran bir […]

Asliye Hukuk Mahkemesi’nden Alınan İhtiyati Haciz Kararının İcraya Konulması ve UYAP Üzerinden Uygulama: İİK Çerçevesinde 2025 Güncel Bir İnceleme
14 dk okuma

Asliye Hukuk Mahkemesi’nden Alınan İhtiyati Haciz Kararının İcraya Konulması ve UYAP Üzerinden Uygulama: İİK Çerçevesinde 2025 Güncel Bir İnceleme

1. Giriş: Neden İhtiyati Haciz ve Neden “Hız” Hayatidir? Ticari hayatın dinamikleri ve ekonomik dalgalanmalar, para alacaklarının tahsilini her geçen gün daha riskli hale getirmektedir. Alacaklının haklı çıkacağı bir yargılama veya icra süreci sonunda dahi, borçlunun malvarlığının fiilen ortadan kalkması, üçüncü kişilere muvazaalı şekilde devredilmesi, gizlenmesi ya da borçlunun ödeme gücünü tamamen kaybetmesi (aciz hali) […]

13 Maddede Küçükler Adına Mirasın Reddi, Gerçek Ret, Süreci, TMK ve İlgili Mevzuat Çerçevesinde Uygulama Rehberi ve Kontrol Listesi
15 dk okuma

13 Maddede Küçükler Adına Mirasın Reddi, Gerçek Ret, Süreci, TMK ve İlgili Mevzuat Çerçevesinde Uygulama Rehberi ve Kontrol Listesi

1. Giriş: Neden “küçükler adına mirasın reddi” özel bir dikkat gerektirir? Miras hukuku, mirasbırakanın ölümüyle birlikte mirasçıların terekeye ilişkin hak ve borçları “küllî halefiyet” ilkesi gereği otomatik olarak üstlendiği bir alandır. Bu otomatik geçiş, özellikle terekenin borca batık olduğu veya borç riski taşıdığı durumlarda mirasçıların ciddi mali yüklerle karşılaşmasına yol açabilir. Yetişkin mirasçılar bu riskleri […]

İtirazın İptali ve Tahliye Davasında Zorunlu Arabuluculuk Var mı? 5 Soruda Detaylı Anlatım
10 dk okuma

İtirazın İptali ve Tahliye Davasında Zorunlu Arabuluculuk Var mı? 5 Soruda Detaylı Anlatım

Türk hukuk sisteminde son yıllarda gerçekleştirilen reformlar, yargılamanın hızlanması ve uyuşmazlıkların barışçıl yöntemlerle çözülmesi amacıyla “dava şartı olarak arabuluculuk” kurumunu merkeze yerleştirmiştir. Özellikle ticari hayatın dinamizmi ve kira hukukundaki artan uyuşmazlıklar, kanun koyucuyu bu alanlarda arabuluculuğu zorunlu kılmaya itmiştir. Ancak, “İtirazın İptali” ve “Tahliye” davaları söz konusu olduğunda, hangi mahkemede hangi usulün uygulanacağı ve arabuluculuğun […]

Türk Medeni Kanunu Madde 176 Bağlamında Yoksulluk Nafakasının Hukuki Geleceği: Kaldırma, Azaltma ve Uyarlama Davalarında Kusur ve Ekonomik Parametrelerin Derinlemesine Analizi
16 dk okuma

Türk Medeni Kanunu Madde 176 Bağlamında Yoksulluk Nafakasının Hukuki Geleceği: Kaldırma, Azaltma ve Uyarlama Davalarında Kusur ve Ekonomik Parametrelerin Derinlemesine Analizi

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi bağlamında yoksulluk nafakasının kaldırılması, azaltılması ve uyarlanması davalarını; kusur kavramının dönüşümü, fiili birliktelik ve haysiyetsiz hayat gibi kaldırıcı olguların kapsamı ile ekonomik parametrelerin (asgari ücret, enflasyon, döviz dalgalanmaları) yargısal değerlendirmedeki rolü açısından inceler. Çalışmada Yargıtay’ın özellikle 2024–2025 döneminde geliştirdiği güncel yaklaşımın, “asgari ücretin yoksulluğu ortadan kaldırmadığı” yönündeki içtihat çizgisi ve döviz cinsinden nafakalarda işlem temelinin çökmesi üzerinden şekillendiği gösterilmektedir. Ayrıca ispat hukukunda SED raporlarının yetersizliği, alternatif delil yöntemleri (banka hareketleri, kredi kartı ekstreleri, tapu–araç kayıtları, sosyal medya ve HTS verileri) ile birlikte değerlendirilerek uygulayıcılar için stratejik bir yol haritası sunulmaktadır. Sonuç olarak, yoksulluk nafakasının yaşayan bir hukuki ilişki olduğu ve TMK 176 mekanizmasının değişen şartlarla birlikte dinamik biçimde işletilmesi gerektiği ortaya konulmaktadır.

İş Kazası mı Adli Vaka mı? Üçüncü Kişi Saldırısı Halinde Nitelendirme Sorunu, Mevzuat Çerçevesi ve 4 Uygulamalı Örnek
14 dk okuma

İş Kazası mı Adli Vaka mı? Üçüncü Kişi Saldırısı Halinde Nitelendirme Sorunu, Mevzuat Çerçevesi ve 4 Uygulamalı Örnek

İş kazası (5510 m.13) ile adli vaka (ceza soruşturması) çoğu durumda aynı olayda birlikte ortaya çıkabilir; birbirini dışlamaz.- Üçüncü kişi saldırısında “iş kazası” sayılmanın ana ekseni, saldırının 5510 m.13’teki hâllerden birinde (özellikle işyerinde bulunma, görevlendirme, servisle gidiş-geliş) gerçekleşmesidir.- Olayın iş kazası sayılması, işverenin kusurlu olduğu anlamına gelmez; işverenin tazminat sorumluluğu ayrıca kusur/illiyet/kaçınılmazlık çerçevesinde değerlendirilir.- Üçüncü kişi saldırgan, TBK m.49 uyarınca haksız fiil sorumlusu olup mağdur (ve ölüm halinde destekten yoksun kalanlar) TBK m.53-56 kapsamında maddi-manevi tazminat talep edebilir.- SGK’nın üçüncü kişiye rücu mekanizması, ikincil mevzuatta (Yön. m.45; Tebliğ m.7) düzenlenmiştir.

İş Kazası Niteliğindeki Darp Olaylarında Ceza Dosyasının Rücu ve Tazminat Davalarına Etkisi, 7 Maddede: Delil Değeri ve Bekletici Mesele Sorunu
13 dk okuma

İş Kazası Niteliğindeki Darp Olaylarında Ceza Dosyasının Rücu ve Tazminat Davalarına Etkisi, 7 Maddede: Delil Değeri ve Bekletici Mesele Sorunu

1. Giriş İş kazası kavramı, klasik olarak “işin görülmesi sırasında meydana gelen ani ve dıştan gelen olaylar” üzerinden düşünülse de modern çalışma hayatında işyerinde psikososyal riskler, şiddet, mobbing ve doğrudan fiziksel saldırı (darp) olayları giderek daha görünür hale gelmiştir. Bu nedenle “darp olayının iş kazası sayılması mümkün müdür?” sorusu, sadece sosyal güvenlik hukuku bakımından gelir/ödenek […]

Kira Tespit Davasında Harca Esas Değer Nasıl Hesaplanır? 4 Örnek Hesaplama Yöntemi
12 dk okuma

Kira Tespit Davasında Harca Esas Değer Nasıl Hesaplanır? 4 Örnek Hesaplama Yöntemi

Kira tespit davası, kira bedelinde anlaşmazlık yaşandığında yeni kira dönemine uygulanacak bedelin mahkemece belirlenmesini sağlar. Ancak davanın sağlıklı ilerlemesi için “harca esas değer”in doğru hesaplanması kritik önemdedir. Bu yazı; yıllık kira farkı esasına göre harç hesaplama yöntemlerini, brüt kira uygulamasını, eksik harç yaptırımlarını ve Yargıtay yaklaşımını somut örneklerle açıklayan kapsamlı bir rehber sunar.

Limited Şirket Pay Devri Nasıl Yapılır? 7 Kritik Hukuki Şart ve Sık Yapılan Hatalar
15 dk okuma

Limited Şirket Pay Devri Nasıl Yapılır? 7 Kritik Hukuki Şart ve Sık Yapılan Hatalar

Yasal çerçeve   Limited şirketlerde esas sermaye payının devri, uygulamada en sık karşılaşılan ancak en çok  usul hatası yapılan işlemlerden biridir. Türk Ticaret Kanunu, bu devri yalnızca tarafların  iradesine bırakmamış; şekil şartları, genel kurul onayı, pay defteri kayıtları ve ticaret  sicili işlemleri ile çok aşamalı ve sıkı bir yasal çerçeveye bağlamıştır. Özellikle enerji,  finansal kiralama, faktoring […]

Kira Sözleşmesinde Taraflar Kimler Olabilir? 8 Farklı Durumda Hukuki Sonuçlar
15 dk okuma

Kira Sözleşmesinde Taraflar Kimler Olabilir? 8 Farklı Durumda Hukuki Sonuçlar

Kira sözleşmesi, gündelik yaşamın en yaygın hukuki işlemlerinden biri olmasına rağmen, tarafların kimliği ve hukuki sıfatları uyuşmazlık anında hayati önem taşır. Türk Borçlar Kanunu’nun 299. maddesiyle düzenlenen bu sözleşme tipi, sadece bir taşınmazın kullanımını değil, aynı zamanda tarafların birbirlerine karşı üstlendikleri bir dizi karmaşık borç ve hakkı da kapsar. Bir sözleşmenin “tarafı” olmak, davanın kime […]

Maliki Olmayan Kişinin Kira Sözleşmesi Yapması Geçerli mi? Türk Hukukunda Kira Sözleşmesinin Geçerliliği, Riskler ve 6 Hukuki Senaryo
14 dk okuma

Maliki Olmayan Kişinin Kira Sözleşmesi Yapması Geçerli mi? Türk Hukukunda Kira Sözleşmesinin Geçerliliği, Riskler ve 6 Hukuki Senaryo

Uygulamada kira ilişkilerinin önemli bir kısmı, tapudaki malik ile değil; malikin yakını, yöneticisi, emlakçısı, mirasçılardan biri, hatta bazen taşınmazı fiilen elinde bulunduran bir kişiyle kuruluyor. Kiracı açısından mesele çoğu zaman “anahtarı kim veriyor?” ve “kira kime ödenecek?” kadar pratik bir noktaya sıkışıyor. Ne var ki Türk hukukunda bu soruların cevabı yalnızca pratik değil; aynı zamanda ciddi sonuçlar doğuran hukuki nitelendirmelere dayanır.

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davasında Kabul Eden Davalının Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücretinden Sorumluluğu (HMK m.323,m. 326,m.312)
14 dk okuma

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davasında Kabul Eden Davalının Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücretinden Sorumluluğu (HMK m.323,m. 326,m.312)

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasının tasfiye ve yenilik doğuran niteliğini temel alarak, kabul halinde yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücretinin kime yükletileceğini inceler. HMK 312/1 gereğince davayı kabul eden davalı, kural olarak aleyhine hüküm verilmiş gibi gider ve vekâlet ücretinden sorumlu olur. Ancak HMK 312/2’deki istisna uyarınca, davalının hem davanın açılmasına sebebiyet vermemesi hem de ilk duruşmada kabul etmesi halinde giderlerden muaf olması mümkündür. Ayrıca kabulün zamanı, AAÜT m.6 çerçevesinde vekâlet ücretinin yarım mı tam mı olacağını belirleyebilir; bu yüzden dosya öncesi ihtar/uzlaşma girişimleri ve süreç yönetimi masraf riskini doğrudan etkiler.

Ölmüş Borçluya Karşı İcra Takibi Nasıl Başlatılır? 7 Adımda  Hukuki Süreç ve Uygulama Detayları
17 dk okuma

Ölmüş Borçluya Karşı İcra Takibi Nasıl Başlatılır? 7 Adımda  Hukuki Süreç ve Uygulama Detayları

Borçlunun ölümü, icra takibini kendiliğinden sona erdirmez ancak takibin kime ve nasıl yöneltileceği konusunda özel kuralların uygulanmasını gerektirir. Ölümle birlikte miras, mirasçılara geçer ve kural olarak mirasçılar murisin borçlarından sorumlu olur. Bu nedenle icra takibine başlamadan önce mirasçıların tespiti (veraset ilamı) zorunludur. Alacaklı, borçlunun ölümü hâlinde takibi terekeye karşı sürdürmeyi veya doğrudan mirasçılara yöneltmeyi tercih edebilir. İİK m.53 uyarınca takip belirli sürelerle talik edilir; mirasçıların mirası reddetme veya resmî tasfiye talep etme hakları saklıdır. İlâmlı, ilâmsız ve kambiyo senetlerine özgü takiplerde ölüm hâli farklı usulî sonuçlar doğurur ve özellikle mirasçılara yöneltme yapılmadan haciz uygulanamayacağı Yargıtay içtihatlarıyla istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Bu yazı, ölmüş borçluya karşı icra takibinin yasal çerçevesini, uygulamadaki kritik hataları ve pratik bir yol haritasını 7 adımda ele almaktadır.

TCK 5237 Sayılı Kanun 52. Madde Nedir? Hak Yoksunlukları Hangi Durumlarda Uygulanır Uygulamaya İlişkin Sorular
7 dk okuma

TCK 5237 Sayılı Kanun 52. Madde Nedir? Hak Yoksunlukları Hangi Durumlarda Uygulanır Uygulamaya İlişkin Sorular

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında adli para cezasının belirlenme usulünü, 2025 yılı itibarıyla geçerli güncel tutarları ve adli para cezası ile hak yoksunlukları arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. Çalışmada, TCK 52 ile TCK 53 hükümlerinin sıklıkla karıştırılmasının uygulamada yol açtığı hatalar ve Yargıtay içtihatları ışığında doğru hukuki yaklaşım ortaya konulmaktadır.

Sosyal Medyada Örtülü Reklam ve Influencer Pazarlamasının Hukuki Rejimi: Teori, Mevzuat ve 2026 Güncel Uygulamaları
11 dk okuma

Sosyal Medyada Örtülü Reklam ve Influencer Pazarlamasının Hukuki Rejimi: Teori, Mevzuat ve 2026 Güncel Uygulamaları

GİRİŞ: DİJİTAL ÇAĞDA REKLAM KAVRAMININ EVRİMİ Geleneksel pazarlama yöntemlerinin yerini dijital stratejilere bıraktığı 21. yüzyılda, reklamın tanımı ve kapsamı dramatik bir değişim geçirmiştir. Geçmişte radyo, televizyon veya basılı yayınlar aracılığıyla tüketiciye ulaşan “mesajlar”, günümüzde sosyal medya etkileyicileri (influencerlar) üzerinden “deneyim paylaşımı” maskesiyle sunulmaktadır. Bu durum, tüketicinin reklam ile tarafsız bilgi arasındaki ayrımı yapmasını zorlaştırmış ve […]

İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) Nedir? Bankacılık  İşlemlerinde KVKK Kapsamında Veri İşleme Şartları
10 dk okuma

İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) Nedir? Bankacılık  İşlemlerinde KVKK Kapsamında Veri İşleme Şartları

Bankacılık işlemlerinde iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) uygulamalarını, KVKK, BDDK düzenlemeleri ve yargısal içtihatlar çerçevesinde ele almaktadır. Çalışmada, 2FA kapsamında işlenen kişisel ve biyometrik verilerin hukuki niteliği, veri işleme şartları, bankaların veri güvenliği ve ispat yükümlülükleri ile biyometrik doğrulama modellerinin doğurduğu hukuki riskler sistematik biçimde analiz edilmektedir.

İnternetten Alınan Ürünlerin ve Ambalajı Açılan Elektronik Cihazların İadesi ve Hukuki Statüsü (2026)
13 dk okuma

İnternetten Alınan Ürünlerin ve Ambalajı Açılan Elektronik Cihazların İadesi ve Hukuki Statüsü (2026)

İnternetten satın alınan elektronik ürünlerin ve ambalajı açılan cihazların iade edilip edilemeyeceği sorununu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ve Yargıtay içtihatları ışığında incelemektedir. Çalışmada, cayma hakkının hukuki niteliği, yönetmelik değişikliklerinin yürürlük durumu ve özellikle teknoloji ürünlerine ilişkin kamuoyunda yaygın olan yanlış bilgiler açıklığa kavuşturulmaktadır. Ambalaj açılmasının tek başına cayma hakkını ortadan kaldırmadığı; ancak SIM kart takılması, kurulum yapılması ve ürünün kişiselleştirilmesi gibi işlemlerin Yargıtay tarafından “mutat kullanım” sınırını aşan davranışlar olarak değerlendirildiği vurgulanmaktadır. Ayrıca pazar yeri uygulamalarında sıkça karşılaşılan hukuka aykırı iade ret gerekçeleri, servis raporu zorunluluğu iddiası ve kargo hasarı uyuşmazlıkları ele alınmakta; tüketicilerin başvurabileceği hukuki yollar sistematik biçimde ortaya konulmaktadır. Makale, dengeli bir e-ticaret ekosistemi için tüketici hakları ile satıcı menfaatleri arasındaki sınırın, içtihat temelli ve bilinçli bir kullanım anlayışıyla korunması gerektiği sonucuna ulaşmaktadır.

Uluslararası Vergi Uyuşmazlıkları ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları, Emsal Kararlar Işığında Değerlendirmeler, GVK Madde 4
15 dk okuma

Uluslararası Vergi Uyuşmazlıkları ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları, Emsal Kararlar Işığında Değerlendirmeler, GVK Madde 4

ÇVÖA’lar, çifte vergilendirmeyi önlemek için vergilendirme yetkisini paylaştıran uluslararası metinlerdir; Türkiye’nin anlaşmadan doğan vergileme yetkisini kullanabilmesi için iç hukukta da dayanak bulunması gerekir (ÇVÖA Genel Tebliği Seri No:4 yaklaşımı). Türkiye’de “mukimlik” (GVK md.4; KVK md.3) ve “işyeri” (VUK md.156; KVK md.3) kavramları, ÇVÖA’ların “mukim” ve “işyeri” kavramlarıyla birlikte değerlendirilir; bu da nitelendirme ve bağlama noktası uyuşmazlıklarını doğurur.- MAP, Türkiye’de VUK Ek 14-15 ile güçlü şekilde düzenlenmiş; başvuru hakkı, süre ve dava açma süresi üzerindeki etkisi netleştirilmiştir.- Danıştay 4. Daire’nin 2022 tarihli kararları, iç hukuk ile ÇVÖA kriterlerinin farklı olabileceğini vurgulayarak, uyuşmazlıklarda anlaşma hükümlerinin rolünü belirginleştirir (Danıştay 4. Daire 2022/6101;2022/3594).- “İşyeri” ve “işyerine atfedilebilir kazançla sınırlı vergileme” ilkesi, kaynak ülkede vergilemenin sınırını çizer ve uluslararası uyuşmazlıklarda merkezî önemdedir (Danıştay 4. Daire 2022/6101).

HMK Çerçevesinde Belirsiz Alacak Davası Ve Kısmi Dava Ayrımı, Hukuki Yarar Ve Güncel İçtihatlar, HMK Madde 109
15 dk okuma

HMK Çerçevesinde Belirsiz Alacak Davası Ve Kısmi Dava Ayrımı, Hukuki Yarar Ve Güncel İçtihatlar, HMK Madde 109

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile köklü bir revize yaşamıştır. Bu değişimde şüphesiz en tartışmalı kısımlardan biri Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107) ile Kısmi Dava (HMK m. 109) arasındaki sınırların belirlenmesi ve bu iki dava türünün “Hukuki Yarar” (HMK m. 114/1-h) çerçevesinde değerlendirilmesi olmuştur. 10 yılı aşkın uygulama süreci, Yargıtay daireleri arasındaki görüş ayrılıklarının derinleşmesine ve nihayetinde Anayasa Mahkemesi (AYM) müdahelesine neden olmuştur. Bu yazıda amaç, bu iki davanın ayrımını salt kanuni tanımlarını dışında, yargı pratiği çerçevesindeki krizler ve çözüm yolları üzerinden ele almaktır. Özellikle alacağın “belirlenebilir” olup olmadığı sorunu, davanın türünü belirleyen temel kriter olarak karşımıza çıkmaktadır. Yanlış davanın türünün seçilmesi günün sonunda usulden red kararına ve akabinde zamanaşımı nedeniyle hak kayıplarına yol açarken, AYM’nin Faysal Çifçi kararı ve sonrasındaki Yargıtay içtihatları ile bu katı yaklaşım değişmiştir.

Ticaret Sicilinden Silinen Şirketlerin İhyasında Yeni Dönem, 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre Neden İptal Edildi?
5 dk okuma

Ticaret Sicilinden Silinen Şirketlerin İhyasında Yeni Dönem, 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre Neden İptal Edildi?

Ticaret sicilinden silinen şirketlerin ihyası için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesi tarafından neden iptal edildiği ele alınmıştır. AYM’nin kararı; alacak hakkının mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, ihya yolunun etkili bir başvuru yolu olması gerektiği ve sürenin silinme tarihinden başlatılmasının hak arama özgürlüğünü zedelediği gerekçelerine dayanmaktadır. Karar sonucunda, alacaklılar açısından şirket ihyası taleplerinde daha güçlü bir anayasal koruma sağlanmış ve uygulamada öğrenme tarihinin önemi ön plana çıkmıştır.

Emsal Kararlarıyla Kira Hukukunda Kiracının ve Ev Sahibinin Hakları Madde 299, 300, 301
7 dk okuma

Emsal Kararlarıyla Kira Hukukunda Kiracının ve Ev Sahibinin Hakları Madde 299, 300, 301

Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde kira sözleşmesinin tanımını, kiracı ve ev sahibinin hak ve yükümlülüklerini detaylı şekilde ele almaktadır. Kira bedelinin belirlenmesi, artış sınırları, tahliye nedenleri ve sözleşmenin sona ermesi gibi konular Yargıtay emsal kararlarıyla desteklenmiştir. Özellikle kiracının kiralananı özenle kullanma borcu, izinsiz tadilat yasağı ve tahliye sürecindeki usuli şartlar uygulamaya dönük olarak açıklanmıştır.

Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, TTK, Basiretli İş Adamı Prensibi ve Güncel Yargıtay Kararları
6 dk okuma

Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, TTK, Basiretli İş Adamı Prensibi ve Güncel Yargıtay Kararları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu ele alınmakta; basiretli iş adamı prensibi, sadakat ve özen borcu ile kusura dayalı sorumluluğun şartları Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirilmektedir. Özellikle Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/1264 E., 2022/441 K. sayılı kararı üzerinden, ortakların dava açma hakkı, dolaylı zarar kavramı ve tazminatın şirkete ödenmesi ilkesi ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir.

Haksız Rekabet Davaları ve Tazminat Sorumluluğu, Yargıtay’dan Emsal Karar Işığında Kapsamlı Analiz
5 dk okuma

Haksız Rekabet Davaları ve Tazminat Sorumluluğu, Yargıtay’dan Emsal Karar Işığında Kapsamlı Analiz

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet kavramı ele alınmakta; özellikle tedarikçilere sözleşmeyi sona erdirmeye yönelik baskı uygulamalarının hukuki sonuçları, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/2191 E., 2021/2712 K. sayılı emsal kararı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Karar doğrultusunda maddi zararın takdiri, ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat ve oda başkanı ile oda tüzel kişiliğinin sorumluluğu ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir.

Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması ve Organik Bağ Teorisi, Şirket Borçlarından Ortakların Sorumluluğunun Sınırları ve Uygulama Alanları, Emsal Karar Işığında
7 dk okuma

Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması ve Organik Bağ Teorisi, Şirket Borçlarından Ortakların Sorumluluğunun Sınırları ve Uygulama Alanları, Emsal Karar Işığında

ürk hukukunda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve organik bağ teorisi çerçevesinde şirket borçlarından ortakların ve ilişkili şirketlerin sorumluluğunun hangi şartlarda gündeme gelebileceğini açıklamaktadır. TMK m. 2’deki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını merkeze alarak; malvarlıklarının karışması, sermaye yetersizliği, tüzel kişiliğin kötüye kullanılması ve şirketler topluluğunda hâkimiyetin kötüye kullanılması gibi kriterleri sistematik biçimde ele almaktadır. Organik bağ teorisinin unsurları, Yargıtay’ın ortak adres, ortak ortaklar, ekonomik bağımlılık ve mal kaçırma niyeti gibi kriterleri üzerinden incelenmekte; teorinin tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına göre daha hafif şartlarla uygulanabildiği vurgulanmaktadır. Son olarak Yargıtay 11. HD’nin 27.04.2022 tarihli emsal kararı ışığında zamanaşımı, organik bağın ispatı ve bilirkişi incelemesinin önemi değerlendirilmektedir.

Şirket Feshi Davaları ve Son Çare İlkesi, TTK Kapsamında Haklı Sebepler ve Alternatif Çözümler
6 dk okuma

Şirket Feshi Davaları ve Son Çare İlkesi, TTK Kapsamında Haklı Sebepler ve Alternatif Çözümler

Şirket Feshi Davalarında Neden Fesih Her Zaman İlk Seçenek Değildir? Şirket feshi ve tasfiyesi davaları, ortaklar arası uyuşmazlıkların çözümsüz bir hal alması veya şirketin ticari faaliyetlerini sürdüremez duruma gelmesi halinde başvurulan nihai bir hukuki yoldur. Ancak Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve yerleşik Yargıtay içtihatları, ekonomik bir değer olan şirketin varlığının korunmasını esas alır. Bu nedenle, […]

İcra İnkar Tazminatı ve Likit Alacak Şartı: Yargıtay İçtihatları Işığında Kapsamlı İnceleme (2026 Güncel)
7 dk okuma

İcra İnkar Tazminatı ve Likit Alacak Şartı: Yargıtay İçtihatları Işığında Kapsamlı İnceleme (2026 Güncel)

İtirazın iptali davaları, ilamsız icra takibinde borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine duran takip sürecinin yeniden işlerlik kazanmasını sağlayan en etkili yöntemlerden biridir. Ancak bu davaların yalnızca takibi devam ettirmekle kalmayıp borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi sonucunu da doğurabilmesi, söz konusu kurumu hukuk pratiğinde çok daha önemli hâle getirmektedir. Özellikle likit alacak kriterinin varlığı ve […]

Değer Kaybı Dosyalarında Sigorta Şirketinin Sorumluluğu: Malike Açılan Davanın Sigorta Şirketine İhbarı
10 dk okuma

Değer Kaybı Dosyalarında Sigorta Şirketinin Sorumluluğu: Malike Açılan Davanın Sigorta Şirketine İhbarı

Trafik kazaları, yalnızca can ve mal kaybına yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda hukuki anlamda oldukça teknik ve karmaşık süreçlerin de başlangıcı oluyor. Özellikle araç değer kaybı tazminatları, son yıllarda hem araç sahiplerinin hem de sigorta şirketlerinin en çok karşı karşıya geldiği uyuşmazlık alanlarından biri hâline gelmiş durumda. Bu yazıda, değer kaybı dosyalarında sigorta şirketinin sorumluluğu, […]

Evlilik Öncesi ve Sonrası Evlilik Sözleşmeleri: Avantajlar, Dezavantajlar ve Stratejik Yaklaşımlar
6 dk okuma

Evlilik Öncesi ve Sonrası Evlilik Sözleşmeleri: Avantajlar, Dezavantajlar ve Stratejik Yaklaşımlar

Evlilik sözleşmeleri, çiftlerin mal varlığı, borçlar, miras ve finansal sorumluluklarını evlilik öncesinde veya sonrasında düzenlemelerini sağlayan önemli bir hukuki araçtır. Avantajları arasında açıklık, şeffaflık, mal varlığını koruma, borçlardan korunma ve boşanma sürecinde çatışmayı azaltma gibi güçlü yönler bulunur. Dezavantajlar ise romantik algıyı zedeleme, bağlayıcılık sorunları, koşulların değişmesi nedeniyle güncellenme ihtiyacı ve aile baskısı gibi konular etrafında şekillenir. Özellikle aile şirketi olanlar, yüksek varlık sahipleri ve önceki ilişkilerinden çocukları bulunan kişiler için evlilik sözleşmesi oldukça mantıklıdır. Bu süreçte Apilex gibi yapay zekâ çözümleri, riskli maddeleri işaretleyerek ve hukuki dili sadeleştirerek hazırlık sürecini hızlandırır ve daha güvenli bir hukuki temel oluşturur.

Avukatlar İçin Sosyal Medya Yönetimi (2026): Yasalara Uygun, Profesyonel ve Güven Odaklı Bir Dijital Varlık Nasıl Kurulur?
6 dk okuma

Avukatlar İçin Sosyal Medya Yönetimi (2026): Yasalara Uygun, Profesyonel ve Güven Odaklı Bir Dijital Varlık Nasıl Kurulur?

2026 yılında avukatlar için sosyal medya yönetimi, yalnızca dijital görünürlük değil; aynı zamanda güven, profesyonellik ve mesleki etikle uyumlu bir iletişim stratejisi oluşturmak anlamına geliyor. Avukatlar, sosyal medya platformlarını kullanırken Türkiye Barolar Birliği’nin reklam yasağı yönetmeliğine uygun hareket etmeli; kesin sonuç vaat eden, müvekkil yorumları içeren veya promosyon niteliği taşıyan ifadelerden kaçınmalıdır. LinkedIn, profesyonel duruşu güçlendiren en önemli alan olurken; Instagram eğitim ve farkındalık içerikleri için güçlü bir araçtır. YouTube karmaşık süreçleri sadeleştiren rehber videolar için öne çıkar; X (Twitter) ise hızlı mevzuat yorumları için idealdir. Düzenli içerik üretimi, sade dil kullanımı, infografik ve videolar gibi modern formatlar avukatların güven veren bir dijital imaj oluşturmasını sağlar. Makalenin son bölümünde tanıtılan Apilex, avukatların reklam yasağına uygun içerikler üretmesine, hukuki bilgiyi sadeleştirmesine ve dijital varlığını etik sınırlar içinde güçlendirmesine yardımcı olan yapay zekâ destekli bir hukuk yazılımıdır. Apilex, hem verimliliği artırır hem de avukatların sosyal medyadaki tüm paylaşımlarının meslek kurallarıyla uyumlu olmasını destekleyerek dijital dönüşüm yolculuğunda güvenli bir çözüm sunar.

Türkiye Hukuk Sistemine Uygun Yapay Zeka: Avukatların Yeni Aracı
6 dk okuma

Türkiye Hukuk Sistemine Uygun Yapay Zeka: Avukatların Yeni Aracı

Yapay zeka, hukuk dünyasında hız, doğruluk ve verimlilik sağlayarak avukatların çalışma biçimini kökten değiştiriyor. İçtihat aramadan sözleşme analizine, dilekçe yazımından dava dosyası yönetimine kadar pek çok süreç artık saniyeler içinde gerçekleştirilebiliyor. Türkiye hukuk sistemine özel geliştirilen modern legal tech çözümleri, halüsinasyonsuz ve kaynaklı yanıtlarla avukatlara güçlü bir destek sunuyor. Dijital dönüşüm, artık hukuk büroları için bir seçenek değil; rekabet avantajı sağlayan yeni standart.

Hakimin Reddi, Adil Yargılanma Hakkı ve Objektif Tarafsızlık: 2025 Odaklı Değerlendirme
6 dk okuma

Hakimin Reddi, Adil Yargılanma Hakkı ve Objektif Tarafsızlık: 2025 Odaklı Değerlendirme

Hakimin reddi kurumunu adil yargılanma hakkı ve objektif tarafsızlık ilkeleri kapsamında ele almakta; 2025 yılına özgü dijitalleşme, sosyal medya, yapay zekâ ve uzaktan duruşmalar gibi yeni risk alanlarının yargı tarafsızlığı üzerindeki etkilerini değerlendirmektedir. Sübjektif ve objektif tarafsızlık ölçütleri, yasaklılık halleri, ret sebepleri ve usuli süreler güncel içtihatlarla birlikte açıklanarak avukatlar için pratik bir rehber oluşturulmuştur.

Kamu İhale Kararlarına Nasıl ve Ne Sürede İtiraz Edilir? Avukatlar İçin Adım Adım Hukuki Kılavuz
5 dk okuma

Kamu İhale Kararlarına Nasıl ve Ne Sürede İtiraz Edilir? Avukatlar İçin Adım Adım Hukuki Kılavuz

Kamu ihale kararlarına karşı yapılacak itiraz sürecini açıklamakta; idareye şikayet ve Kamu İhale Kurumu’na (KİK) itirazen şikayet başvurularının usul, süre ve şartlarını detaylandırmaktadır. 4734 sayılı Kanun’un 54, 55 ve 56. maddeleri temel alınarak başvuru yolları, değerlendirme süreçleri, sözleşme imzalama sınırları ve yargı denetimi adım adım aktarılmaktadır. Ayrıca hukukçular için Apilex’in bu süreçlerde sağlayabileceği pratik avantajlara yer verilmektedir.

Hakimin Tarafsızlığı İlkesi Neden Esastır? Red Kurumunun Teorik Çerçevesi
7 dk okuma

Hakimin Tarafsızlığı İlkesi Neden Esastır? Red Kurumunun Teorik Çerçevesi

Hukuk devletinin temel unsurlarından biri olan hakimin tarafsızlığı ilkesini ve bu ilkenin pratik güvencesi olan hakimin reddi kurumunu incelemektedir. Anayasa, HMK ve CMK hükümleri çerçevesinde tarafsızlığın hem subjektif (hakimin iç dünyasına ilişkin) hem de objektif (görünüşte tarafsızlık) boyutları ortaya konulmuş; adil yargılanma hakkı, kamu güveni ve hukukun üstünlüğü bakımından neden vazgeçilmez olduğu açıklanmıştır. Makale, mutlak ve nispi red sebeplerini ayırarak hangi durumlarda hakimin davaya bakamayacağı veya reddedilebileceğini somut örneklerle değerlendirmiştir. Sonuç olarak, hakimin reddi kurumunun, bireylerin adil yargılanma hakkını koruyan ve yargı sisteminin meşruiyetini güçlendiren temel bir mekanizma olduğu vurgulanmaktadır.

Nafaka Miktarı Belirlenirken Mahkemeler Hangi Değişkenleri Dikkate Alır? Kavramsal Bir Bakış
4 dk okuma

Nafaka Miktarı Belirlenirken Mahkemeler Hangi Değişkenleri Dikkate Alır? Kavramsal Bir Bakış

Türk Medeni Kanunu, aile hukukunda önemli bir yere sahip olan nafaka kurumunu dört ana başlık altında düzenlemiştir. Tedbir Nafakası, boşanma davası süresince geçici olarak hükmedilen nafakadır. İştirak Nafakası, boşanma sonrası ergin olmayan çocukların bakım ve eğitim giderlerine, velayeti almayan eşin katılımını sağlar. Yoksulluk Nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşe, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla diğer […]

Hukukun Temel Taşı: Dürüstlük Kuralı Nedir ve Hukukta Nasıl Uygulanır? (TMK Madde 2)
5 dk okuma

Hukukun Temel Taşı: Dürüstlük Kuralı Nedir ve Hukukta Nasıl Uygulanır? (TMK Madde 2)

Hukuk düzeni, yalnızca kanun maddelerinden ibaret mekanik bir yapı değildir; aynı zamanda toplumsal yaşamın devamlılığını sağlayan bir “güven” mekanizmasıdır. Bu güvenin ve adaletin sağlanmasındaki en büyük teminat ise Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) başlangıç hükümlerinde, 2. maddede yer alan “Dürüstlük Kuralı”dır. Hukuk fakültesi sıralarından Yargıtay’ın en karmaşık içtihatlarına kadar hukukun her alanına nüfuz eden bu ilke, […]

Manevi Tazminatta Küresel Standartlar: Hâkimin Takdir Yetkisinin Sınırları ve Hakkâniyet İlkesinin İncelikli Dengesi
5 dk okuma

Manevi Tazminatta Küresel Standartlar: Hâkimin Takdir Yetkisinin Sınırları ve Hakkâniyet İlkesinin İncelikli Dengesi

Manevi tazminat, kişinin kişilik haklarına yapılan bir saldırı sonucunda uğradığı ruhsal zararın giderilmesi amacıyla ödenen bir tazminat türüdür. Türk Borçlar Kanunu’na göre manevi tazminat, kişilik haklarına yapılan haksız müdahale sonucu uğranılan zararların tazmini amacıyla talep edilebilir. Türk Medeni Kanunu’nda ise, kişilik hakları düzenlenmiş ve ihlali halinde hukuki yollara başvurulabileceği ifade edilmiştir. Temel ilke, zarar görenin […]

Hukukçular İçin Yapay Zekâ: Apilex AI ile Hukuki Araştırmada Yeni Dönem
5 dk okuma

Hukukçular İçin Yapay Zekâ: Apilex AI ile Hukuki Araştırmada Yeni Dönem

Giriş: Hukukçular İçin Yapay Zekâ Neden Artık Vazgeçilmez? 2026 yılında hukuk dünyası tarihte görülmemiş bir bilgi yüküyle karşı karşıya. Her gün yeni mahkeme kararları yayınlanıyor, mevzuat değişiyor, içtihatlar güncelleniyor ve avukatların yüzlerce sayfalık metinleri saniyeler içinde değerlendirmesi gerekiyor. Bu bilgi yoğunluğu, geleneksel hukuk araştırma yöntemlerini hem yavaş hem de yetersiz hâle getiriyor. PDF tarayıcılar, manuel […]

Sözleşme Feshi Bildirimi Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Hukuki Unsurlar Nelerdir?
4 dk okuma

Sözleşme Feshi Bildirimi Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Hukuki Unsurlar Nelerdir?

Sözleşme Feshi Nedir? Sözleşme feshi, taraflar arasındaki mevcut hukuki ilişkiyi sona erdiren tek taraflı bir irade beyanıdır. Hukuki niteliği itibarıyla bozucu yenilik doğuran hak niteliğindedir ve karşı tarafa yöneltilmesiyle birlikte sonuçlarını doğurur. Fesih işlemi, sözleşmenin tamamen ortadan kalkmasına veya ileriye etkili olarak sona ermesine yol açabilir. Sözleşme Feshi Mevzuatta Nasıl Düzenlenmiştir? Türk hukukunda sözleşmelerin feshi, […]